Palyatif Bakım Nedir?

Palyatif bakım tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktan muzdarip olan kimselere ve ailelerine destek ve bakım veren multidisipliner bir tıp anlayışıdır. Amacı gerek hastanın gerekse ailesinin fiziksel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaktır. Hasta ve ailesiyle temasa geçildiği zaman bu anlayıştakilerin hedefleri hastalığın menşesi değil, hastanın kendisidir. Yani amaç tedavisi imkansız olan bir hastalığa yakalanmış kimsenin hastalığını tedavi etmek veya bu hastalığı geriletmek değil, bu hastalıktan dolayı meydana çıkan sebeplerden dolayı hasıl olan ve hastayı rahatsız eden durumları ortadan kaldırmak değilse bile hastanın tolere edebileceği seviyeye indirebilmektir. Palyatif bakım spesifik bir hastalığa hitap etmez. Zamanı sınırlı olarak kabul edilen hastanın kalan günlerini hastalığın pençesinde kıvranarak geçirmesi değil insan onuruna yakışır bir şekilde ve kalitede geçirmesini sağlamaktır. Bu zaman zarfında da hastanın değişen durumuna göre de tedbirler üretir.
Bu noktada bir benzetmeye gitmekle durumun daha iyi bir şekilde anlaşılabileceği kanısındayım.  Bir an için aklımızı her şeyden arındırarak ilk defa doğum yapacak olan genç bir anneyi düşünelim. Bu genç annenin  kafasında heyecanlar, korkular belirsizlikler vardır. Doğacak olan bebeğini nasıl doğuracak, bebeği sağlıklı olacak mı, bebeğini nasıl besleyecek, nasıl yıkayacak gibi birçok soru ve kaygısı olduğunu biliyoruz. Bu anne adayının bu kaygılarına cevap verecek kimseler etrafında bulunuyor mu diye düşündüğümüzde görüyoruz ki ninesinden başlayarak annesine, komşusuna ve doktoruna kadar bir hayli kimsenin bu kaygıları gidermek için etrafında bulunduğunu görüyoruz.

Doğum gibi ölümün de hayatın gerçeklerinden olduğu malumumuzdur. Peki, bu durumda olan yani ölmesi kaçınılmaz olarak karşımızda bulunan hastanın ve ailesinin kafasından geçen soru ve korkuları kim yanıtlayacak ve bu gibi kimselerin kaygılarını kim giderecek. Bunu tecrübe edip de bilgilenen ve bu bilgi ve tecrübesini hastalara ve ailelerine aktaracak birisi şimdiye kadar olmamıştır. Sadece bu soruyu ve cevabını düşünmek bu işlerle uğraşanların yaptıklarını gözler önüne sermeye yeterlidir. Yani hasta ve ailesine tıbben yapılabilecek her şey yapılmıştır yapacak bir şey kalmadı diye bir söz söylendiği zaman hasta ve ailesine yardım edilmeli mi, yoksa kendisini ailesi ile baş başa bırakıp arkamızı dönüp yok mu farz edeceğiz?   İnsan olarak yapmamız gerekenin  çevremizde ıstırap çeken bu kimse ve ailelerine duyarlı olmamız gereğidir. Bunu da palyatif bakım ile uğraşan ekipler üstlenmektedir ki bu multidisipliner bir çalışmayı gerektirir.  Bu ekip içerisinde çeşitli tıp dallarındaki doktorlar bulunduğu gibi, gönüllü olarak yardım etmeye hazır halktan kimseler de bulunmaktadır.

Başlangıçta kanser hastalarına yardım etmek isteyen pek çok kimse, bütün enerjilerini kanser hastalarının ağrılarının giderilmesine  harcamışlardır. Fakat daha sonra palyatif bakım fikrinin gelişmesiyle anlaşılmıştır ki pek çok hasta,  ağrıdan değil bunun dışında pek çok semptomdan da ızdırap içerisinde kıvranabileceği görülmüştür. Bu da aktif total bakımın gelişmesine yardımcı olmuştur. Yapılan araştırmalarda görülmüştür ki bu gibi hastaların rahatsızlık duyduğu pek çok semptom arasında en sık rastlananlar şunlardır: ağrı, kabızlık, solunum güçlüğü, bulantı ve kusma, uykusuzluk, mental bozukluk ve depresyon, iştah bozukluğu.  İşte bütün bunların teker teker araştırılıp ortaya çıkartılması ve hastanın rahatlatılmasıyla palyatif bakım ekibi uğraşmaktadır. Bütün bunlar hastanın durumuna göre ya hastanede ya da evinde kendisini, gerektiği kadar sıklıkta ziyaret edilerek giderilmeye çalışılır ki burada da palyatif bakım ekibinin hizmet verme yeri akla gelir. Bunun da hastanın kendisini en iyi ve rahat yer olan evinde olması en gerçekçi yoldur. Hasta günlük alışkanlıklarından kopmadan, kendi rahat çevresinde yeni duruma daha kolay uyum sağlar.  Ailesi ve arkadaşlarıyla teması çok kolay olur. Bu durum hastanın moral bakımından da kendini çevreden izole olmadığını gösterir ve moral bakımdan yıkıma sebep olmaz.  Ne kadar iyi bakılsa bile palyatif bakım hastaları için hastane ortamı kabul edilebilir bir ortam değildir.

Bütün bu yazılanlardan sonra ekibin kimler tarafından oluşturulacağı sorusuna cevap aramak gerekir ki, en öncelikli kişi hastanın esas doktorudur. Yani ekipte hastanın ilk teşhisini koyup onun tedavisini üstlenen, hastaya gerekli tavsiye ve yönlendirmelerde bulunan doktorun etrafında palyatif bakım ekibi hastaya hizmet vermektedir.  Bu da hastanın tanımadığı kişilerle sık sık muhatap olmasının önüne geçebildiği gibi itimat etmiş olduğu doktorundan da gerekli gördüğü bilgileri alabilir. Bunun yanında palyatif bakım ile alakadar olan bir doktor ve bu hizmeti bilen hemşireler esas çekirdeği temsil eder. Bunlara ilave olarak sosyal işlerde çalışanlar, psikoterapist, gönüllüler, diyetisyenler de bu multidisipliner organizasyonun vazgeçilmez elemanlarıdırlar. Bu bir ekip işi olup ne kadar uyumlu çalışılırsa hastaya daha iyi bir hizmet verileceği aşikardır.  Amaç, hastanın insan onuruna yarışır bir şekilde kalan günlerini geçirmesini  sağlamak olduktan sonra her şeyin üzerinde bir koordinasyonla bu işin üstesinden gelinmesi gereklidir.

Bugün birçok ülkede palyatif bakım üniteleri çalışmakta ve yararları açıkça ortaya konulmuş olduğundan Avrupa Konseyi’ de bunun uygulanmasını desteklemekte, her ülkeye de palyatif bakım ünitelerinin açılması için tavsiye raporları düzenlemektedir. İngiltere’de palyatif bakım tıpta bir uzmanlık dalı olarak kabul edilip bu yönde eğitim verilmektedir. Hemşireler de bu kategoriye dahildir.

Birkaç kez Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de palyatif bakımın faaliyete geçirilmeye çalışıldığı bazı doktor arkadaşlarımız tarafından bilinmektedir. Çeşitli sebeplerden dolayı bu atılımlar başarılı olamamıştır. Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereğince “Kemal Saraçoğlu Palyatif Bakım Birimi” kurulmuştur. Kemal Saraçoğlu Palyatif Bakım Birimi, hastaların hayatlarını kolaylaştıracak bu hizmeti,  doktor, hemşire,  teçhizat donanımı ve vakıf idari kadrosu ile sürekli ve kurumsal bir hale getirerek hizmet vermeyi  hedeflemiştir. Vakıf ile yeni bir ivme kazanan bu faaliyet 2007 yılından beridir devam etmektedir. 

Dr. Mustafa Gazi 

Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı

Kemal Saraçoğlu Vakfı Palyatif Bakım Birimi’nin Amacı Nedir?   

Kemal Saraçoğlu Vakfı Palyatif Bakım Birimi’nin amacı, ülkemizde terminal döneme girmiş kanser hastalarını takibe alarak, tıbbi, psikolojik ve sosyal açıdan ihtiyaç duyulan, her türlü desteğin, karşılık beklemeden verilmesini kapsayan çağdaş hizmetin, vakıf bünyesinde ülkemize kazandırılmasını sağlamaktır.

Birimin Görevi Nedir?

Birim, doktor, psikolog, hemşire ve gönüllülerden oluşan bir ekiple hastaların ağrısını dindirmek ve diğer şikayetlerini gidermek için çalışacaktır. Hastaların hayatlarını kolaylaştıracak araç ve gereçler (hava pompalı yatak, morfin pompası, tekerlekli sandalye, mobil wc, koltuk değneği, banyo oturağı vs.) birime iade edilmek üzere hasta ve ailelerinin kullanımına verilecektir.

Gönüllülük?

Bu projede gönüllülük hizmetinden yararlanılması öngörülmektedir. Vakıf, gönüllülerin koordinasyonunu sağlayacaktır. Vakıf görevlilerinin çabalarına ilaveten, gönüllülerin de bazı sorumluluklar üstlenmesi, hastalara daha iyi koşullar sağlanmasına yardımcı olacaktır. Palyatif bakımda gönüllülük kavramı önemli bir yer tutmaktadır. Avrupa ülkelerinde gönüllü kişiler, hastalara ve ailelerine manevi destek vermektedir. Hastanın alışverişini yapmak, mahallesindeki hastaya günde bir saat uğrayıp sohbet etmeyi görev edinmek gibi hizmetler gönüllülerden beklenendir. Toplumumuzda var olan gönüllülük gücünden daha fazla yararlanılması gerekmektedir. Kemal Saraçoğlu Vakfı özellikle bu projede hastalara ve ailelerine katkı koymak isteyen vatandaşlarımızın organize edilmesini sağlayacaktır.

 BROSUR-ON         palyatif_bakim

 Telefon: (0392) 227 0 616 – (0392) 227 0 617 ¦ Mobil: (0542) 850 87 00 ¦ Faks: (0392) 227 0 618 

E-posta: kemalsaracogluvakfi@gmail.com